16/8/2007

In the statement he made the USA, the Director of NYC and ARK, Isac Karen indicated that the Maritime Business, which is as old as the humanitarian history, have caused the formation of sub-industries in accordance with its requirements and have caus

ark istanbul

In the statement he made the USA, the Director of NYC and ARK, Isac Karen indicated that the Maritime Business, which is as old as the humanitarian history, have caused the formation of sub-industries in accordance with its requirements and have caused such industries to reach a global dimension apart from their national dimensions. Ship chandlery, which developed with the maritime business itself but the importance and nature of which was not understood until the previous century, is a business that requires special treatment as well as legal arrangements within the scope international law.

 

He said: “While the İzmir harbor is an important way port for vessels passing in transit over the Aegean and the Mediterranean, the Alexandretta (İskenderun) and Mersin harbours are important waypoints for the commercial vessels circulating around the surrounding countries. The only expectations of the maritime supply services sector, the investments of which reach millions of dollars, are legal arrangements and regulations and the sector does not have any demands for credits, aid or whatsoever. If they are required, we would be pleased to make every kind of aid and explanation.”

 

 

16/8/2007

ARK ISTANBUL HAS SIGNED AN AGREEMENT WITH LUCOS MARIN

ark istanbul

ARK ISTANBUL HAS SIGNED AN AGREEMENT WITH LUCOS MARIN

 

 

ARK Istanbul has signed an agreement with LUCOS MARIN, which conducts maritime transportation between Russia and Turkey, for the supply of ship chandlers in Çanakkale and Aliağa to two hundred sixty river – sea vessels. With this agreement, through which the company will supply ship chandlers to one thousand and two hundred vessels, ARK has attained a considerable place amongst ship chandleries. ARK, which provides services on contract basis, has increased its activities by the establishment of ARK Europe Ltd in the Tuzla Free Zone. Hakan Kahraman, who informed about us about the subject, stated the following: “During recent times, we were tracking the companies making maritime shipment from Russia. The only problem of these companies was their inability to find mutual freights. We have made some studies on this subject. We are providing mutual freight to companies which make business with us. Owing to this support of ours, we are providing their signing sign long-term contracts with us” Kahraman,  stated that the company value rested on such long-term contracts rather than good service, and said: “There are already foreign firms that are interested in our companies, but unless we amass 5000 vessels and 20 year – year long contracts, we are not planning to take any partners. Whereas ARK Europe and ARK Istanbul provides resident services in the harbors of Istanbul, Aliağa, Mersin and Rhodes, it provides all kinds of services in all harbors owing to its enterprise partners that provide transportation and warehousing services. 

 

16/8/2007

KUMANYACILARI HAKSIZ REKABET ZORLUYOR

ark istanbul

KUMANYACILARI HAKSIZ REKABET ZORLUYOR

Gemi kumanyacıları haksız rekabet ile karşı karşıya…. Gemilere ihtiyacı olan çeşitli yiyecek, içecek, tamir, bakım-onarım malzemeleri tedarik eden kumanyacılar, her zaman önemli bir işkolu olma özelliklerini korudular. Ancak, kumanyacılar sıkıntılı günler yaşıyor….

Gemilere, gıdanın yanı sıra teknik altyapı hizmetleri veren Albatros Uluslararası Kumanyacılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şimşek, sektörde haksız rekabetten şikayetçi. Aynı zamanda Deniz Ticaret Odası Gemi Kumanyacıları Meslek Komitesi üyesi olan Şimşek, bu işe adım atmak isteyenlerin çok sıkı biçimde denetlenmesi ve belirli kriterlerin aranması gerektiğini söyledi.

“Bugün bir masa yada sandalyesi olup da gideri hiç olmayan firmada kumanyacı, vergi veren bünyesinde 60 kişi çalıştıran ve sağlıklı üretim yapan firma da kumanyacı. Bu denklem bana ters geliyor” diyen Şimşek, herkesin kumanyacılık yapmaması gerektiğini vurguladı.

Şimşek, bu konuda şunları söyledi: “Firmanın güvenilirliğinin olması gerekiyor. Teminatlarının ve Oda üyesi olması gerekiyor. Bunların denetiminin çok sıkı şekilde yapılması gerekiyor.  Odamıza üye olmayan, adı sanı belli olmayan şahıslar gemiye rahatlıkla çıkabiliyor ve ‘ben kumanyacıyım’ diyebiliyor. Onun yaptığı çalışma kaptanı ve personeli rahatsız ettikten sonra Türkiye’de kumanyacılara aynı gözle bakılıyor. Bunlar bizi son derece üzüyor. Bu tür sorunlarımızı, sıkıntılarımızı Deniz Ticaret Odası’nın meclis toplantılarında gündeme getiriyoruz. Çok sıkıştığımız anlarda da Ankara’da bakanlıklara yada gümrük baş müdürlerine başvurularımız oluyor” dedi.

KÜÇÜK FİRMALAR İMAJIMIZI ZEDELİYOR

Sektörde haksız rekabetin yanında imaj sorunu da bulunduğunun altını çizen Şimşek, bir taraftan imajlarını korumaya çalışırken diğer taraftan küçük firmaların işi bozduğunu, haksız rekabetin yanında imaj sorunu ile de mücadele ettiklerini anlattı.

Şimşek, “Sorumluluğu olmayan bir firmanın yaptığı yanlışın bedelini kaliteli üretim yapan diğer firmalar da ödüyor. Biz, Türkiye’de kumanyacılık adı altında daha güzel çalışmalar yapmak istiyoruz. Yani, yabancılar ‘biz Türkiye’den çok rahat kumanya alabiliyoruz’ desinler. Bizim firma olarak tüm çabamız bu yönde” şeklinde konuştu.

Şimşek ayrıca, birkaç yıl öncesine kadar kalifiye eleman sıkıntısı yaşadıklarını ancak, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksekokulu’nun eğitime başlaması ile bu sorunun ortadan kalktığını sözlerine ekledi.

ACENTE BAĞLANTISI YAPAN KUMANYACILAR İSE RAHAT

Sektördeki  haksız  rekabet nedeniyle görüşlerine baş vurduğumuz acente bağlantılı çalışan ARK İstanbul yetkilisi Hakan Kahraman ise ’’ Söz konusu sorun bağlantılı çalışan ufak firmaların sorunu, kısıtlı ve aynı müşterilere hizmet vermenin neticesinde kaçınılmaz sonuç aslında, bir mal daha uygun fiyata veriliyorsa ne satanı ne de alanı suçlaya bilirsiniz. Korumacı zihniyet artık global dünyada iş yapmıyor. Teşvik edilmesi gereken yurt dışından yeni müşterilerin getirilmesi ve pazarın büyütülmesi olmalı. Devlet bu konuda teşvik niteliğinde yerli üretici firmalara uygun fiyat vermeleri yönünde yaptırımlar getirmeli ve uygulatmalı’’ dedi. ARK Avrupa yetkilisi İsac karen ise, ‘’ Yunanistan örneğinden yola çıkacak olursak, Yunanistan’da kumaya firmalarına mal veren yerli üreticilere ciddi teşvik ve vergi indirimleri söz konusu hem yerli üret,c, hem satıcı hem de devlet kazanıyor. Pazarın %80 i yunanlı kumanyacıların kontrolünde’’ dedi.

Bu tartışma daha uzar sanırız, ama bir gerçek var ki üç tarafı deniz olan ülkemiz bu avantajını daha uzun yıllar kullanamayacak gibi gözüküyor.

 

 

 

26/7/2007

ARK İSTANBUL- Yunan Gemiciler Hamsiye Araplar Baklavaya Bayılıyor

ark istanbul

 

Yunan gemiciler hamsiye Araplar baklavaya bayılıyor

Türkiye limanlarına bir yılda tam 400 bin gemi uğruyor. Bu gemilerin personel için satın aldığı kumanyalar ülkelerin damak zevklerini gösteriyor.

Buna göre Arap gemiciler lokum ve cezerye hayranı. Hintlilerin tercihi helva ve sardalya balığı. Ruslar baklava ve helvalı kumanye istiyor. Bulgar gemiciler cezeryesiz, Yunan gemiciler hamsisiz kumanya almıyor.

Türkiye'de denizcilik sektörünün gelişmesine paralel olarak yabancı gemilere malzeme satışı yapan kumanya şirketlerinin cirolarında önemli artışlar oldu. Türkiye'ye yıllık 500 milyon dolarlık döviz girdisi sağlayan kumanya şirketleri uluslararası alanda söz sahibi olabilmek için bir araya gelerek Gemi Kumanyacıları Derneği'ni (TURSSA) kurdu. Kumanya şirketleri dünyanın dört bir yanından Türkiye'ye gelen yük ve yolcu gemilerinden teknik malzemelerin yanı sıra lokum, hamsi, cezerye, pastırma ve baklava gibi Türkiye'ye has gibi yiyeceklerden de sipariş alıyor.

Limanlarımızda gemilere malzeme satışı yapan toplam acente bağlantılı 4 bağlantısız 28 kumanya şirketi faaliyet gösteriyor. Mersin, İzmir ve İstanbul gibi liman sayısının fazla olduğu illerde yoğunlaşan kumanya şirketleri gemilere güverte malzemeleri, yedek parça gibi malzemelerin yanında donuk et, kuru gıda ve sıvı içecek türü gıda maddelerinin satışını yapıyor. Uluslararası deniz trafiğinin stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Gemi Kumanyacıları Derneği Başkanı Zihni Memişoğlu, bu sektörde uluslararası alanda yeterli paya sahip olunmadığını dile getiriyor. Yılda yaklaşık 400 bin yük ve yolcu gemisinin limanları ziyaret etmesine rağmen bunlara verilen kumanya hizmetinden sağlanan gelirin Norveç'ten daha düşük olduğunu belirten Memişoğlu, Zaman'a şu açıklamalarda bulundu: "Amacımız, gemiler Türkiye'den bin–bin 500 dolarlık alım yapıyorlarsa bunu 5 bin dolarlar seviyesine çıkarmak. Diğer ülkelerden aldıkları malzemeleri bizden almalarını sağlamak."

İstanbul'da faaliyet gösteren acente bağlantılı ARK İstanbul Kumanyacılık'ın yetkilileri de NYC ye ait  Kosta Rika, Yunanistan, İtalya, Almanya, Norveç, Almanya gibi dünyanın farklı ülkelerinden gelen gemilere malzeme satışı yaptıklarını dile getiriyor. Aykut  Bilol, "Bu durum kumanyacıları da etkiliyor. Limanlardaki mevcut potansiyel iyi bir şekilde değerlendirilse bu kumanyacılara da yansıyacak." dedi.

İzmir Limanı'nda faaliyet gösteren Arma Uluslararası Kumanyacılık'ın sahiplerinden Ali Çapacı da şunları kaydetti: "Yunanlı ve Hindistanlı gemiciler sardalye, istavrit, hamsi gibi balıklardan sipariş veriyor. 40–50 kilo balık alıyor. Ruslar ve Polonyalılar helvayı seviyor. Suriye, İran, Tunus ve Cezayir gibi Arap ülkelerinden gelen gemiciler baklava ve lokuma bayılıyor. Mersin Limanı'nda faaliyet gösteren Caytrans Şirketi'nin sahibi Tarkan Karaçay da Akdeniz Bölgesi'nin ünlü tatlılarından cezeryeye Arap ve Bulgaristanlı gemicilerin ilgi gösterdiğini dile getiriyor.

SEKTOR DERGISINDEN ALINTIDIR